ROL
Tutanmaya çalıştığım inançlar ve amaçlar
Yavaş yavaş
Terk ediyor beni
Kuruyan kökler ve bağlantılar
Uzaklaştıkça uzaklaşıyor
Gözden kayboluyor
Bana verilen tek ve eşsiz olan rol
Kendi benliğimi, inançlarımı reddediyor
Bu karlı, bembeyaz ve soğuk dağda
Kayboluyor kişiliğim, benliğimin temeli
Amaçsızca koşturduğum bu yolda
Her saniye, her dakika
Daha çok alışıyorum bu role
Kayboluyor benliğim
Jest ve mimiklerimin hareket şeması ve tepki hızı değişiyor
Orijinal jest ve mimiklerim
Teker teker dönüşüyor minik su kabarcıklarına
İçine konuldukları okyanus tarafından yutuluyor, eziliyordu
Bu büyük hapishane içinde mahsur kalmış,
Kapana kısılmış benliğimin parçaları mühürleniyor
Kazınıyordu dibine kadar
Durgunlaşan düşünme ve görme yetim
Hareketsizleşen uzuvlarım
Bir fırtına sonrası durgun masmavi bir okyanus gibi…
Ama gittikçe kayboluyor bu okyanusun ışıltısı
Matlaşıyor görüntüsü
Gözümdeki ışıltı kayboluyor
Göz bebeklerim büyüyor
Görüş açımı değiştiriyorum
Bana verilen bu eşsiz rol tüm iradesiyle
Reddediyor beni, duygularımı, hislerimi
Dayanamıyorum artık
Birleşiyorum onunla, pes ediyorum..
Arıyorum yıldızları, gökyüzündeki ışıltıları
Bana geri versinler ışıltımı diye
İnançlarımı reddettiler
Amaçlarıma leke sürdüler
Zihnim kaldıramayacak duruma geliyor
Sadece biraz daha…
Günler geçiyor
Hala aciz ,işe yaramaz, bir kukla parçasıyım
Uzuvlarımdaki zincirler
Çekiyor beni karanlığa
Bağlanıyor sopalara
Yöneticiler belirliyor hareketlerimi, kaderimi
Artık kaçış yok
Kontrol edemiyorum bedenimi
Bu sonsuz dansa sürüklüyor o beni…
Zeynep TİFTİKÇİGİL