Ölü Ozanlar Derneği Özet/ İnceleme
Welton Akademisi yeni bir yıla başlarken orada yeni olan kişiler sadece öğrenciler değildi. Welton Akademisi’nden mezun olmuş edebiyat öğretmeni John Keating’in okula geldiği anda öğrencilerin yatakhane ve okul arasında geçen tekdüze hayatları değişir. Onları sıkı bir tempoda çalışmaya zorlayan öğretmenlerin ve ebeveynlerin aksine Bay Keating’in bu ele avuca sığmaz çocuklardan tek bir isteği vardır: Anı yaşamaları ve hayatlarını olağanüstü kılmaları.
“Ölü Ozanlar Derneği” çocukların anı yaşamlarına başlamalarını sağlayan, oldukları kişi gibi davranmaları için bir fırsat sunan ve üyesi olabilmek için gerçekten ölü olmanın gerektiği çok gizli bir kuruluştur.
Kitabın ana karakterlerinden Todd Anderson ailesinin kendisini önemsememesinden dolayı içine kapanık, çekingen bir çocuktur. Neil ise Todd’un tam tersidir. Enerjik, arkadaşları tarafından çok sevilen, sosyal biri olan Neil hayatında ondan daha fazla söz hakkı bulunan babası tarafından bir nedenden dolayı sürekli engellenmektedir.
Bu kitabı okurken aklınızı kurcalayan bir soru olacak: Bay Keating –veya Ölü Ozanlar Derneği- sayesinde öğrenciler anı yaşamayı öğrenip onlara çizilen sınırların dışına çıkacak mı yoksa boyun eğip sisteme uyacak mı?
Bu kitapta arkadaşlığın önemi ve hayatımızın her anını dolu dolu geçirmemiz gerektiği gözyaşlarına boğan sonuyla aklınızdan asla çıkmayacak. İnsanlar hayatın her anında her saniyesinde özgürce yaşayıp zevk almalıdırlar. Ölü Ozanlar Derneği, katı bir eğitim sisteminden başarıyla geçtikten sonra iyi bir mesleğe sahip olup çok para kazanmak üzerine kurduğunuz geleceğinizi hayallerinize doğru çevirmeniz gerektiğini çarpıcı bir şekilde yüzünüze vuran şimdiye kadar yazılmış en etkili kitaptır. Hayatınızda bazı boşluklar olduğunuzu hissediyorsanız bu kitap, sabahları kalkıp aynaya baktığınızda “Ben ne yapıyorum ve bu yaptığımdan memnun muyum?” sorusunu kaçışınız olmadan gözlerinizin içine baka baka sormanıza neden olacaktır. Hayallerinizi gerçeğe dönüştürmek için adım atmanız gereken yolun kitaptaki “Anı yaşa!” sözünden geçtiğine inanıyorum. Anı yaşarsanız ne istediğinizi de bulabileceksiniz. Derslerinizin, ailenizin baskısını bir kenara bırakın ve sadece anı yaşamaya odaklanın. Bir gün sabah kalkıp aynaya baktığınızda kendinize sorduğunuz o sorunun cevabının hayır olmayacağınızı göreceksiniz. İşte o an yaşama tutunmanıza neden olan o uğraşı asla bırakmayacağınızı anlayacaksınız.
Bay Keating’in “Carpe diem!” sözünden yola çıkarak söyleyebilirim ki bu kitabın bana öğrettikleri arasında belki de en önemlisi şudur: Anı yaşayın. Çünkü hayat anı yaşamakla başlar.