Savaş

Savaş

Tarihi hatırlamıyorum

Aklım bulanıyor,

En son…

Büyük bir savaşın ortasındaydık

Ani bir acıyla irkildim

Üç uzvumda beş kurşun

İkisi zehirli

Çok zamanım kalmadı anlaşılan

Hepsi “Vatanım” için

Hava nemli her an yağmur yağacak gibi

Bölüğümde sağlam kalan var mı? Bilmiyorum

Bilincimi kaybedecek gibiyim

Yardım çırpınışları ve çığlıkları

İnletiyor tüm toprağı

Son anlarında bile savaşan

Kendi içindeki karmaşayı çözmeye çalışanların sesi

Acıtıyor kaderini kabullenenlerin canını

Yağmur çiselemeye başladı

Kaybolan ruhların ağlayışları

Islanıyor toprak bu kutsal suyla

Nötrleniyor sesler ve kokular

Sadece ıslak toprak kokusu kalıyor

Korkuyorum gözlerimi açmaya

Etrafımda ne olduğunu görmeye

Sızlayan kalbim istemiyor

Etraftaki yoğun kan kokusu

İliklerime kadar işleyen o iğrenç koku

Bırakıyor yerini huzura

Sesler kesiliyor

Zafer çığlıkları ve kutlamalar

Sızlatıyor vicdanımı

Sonsuz bir boşluk, karanlık ele geçiriyor ruhumu

Hatıralarım gözümün önünden geçiyor, Askerin ilk günleri

Annem, babam, eşim

Bir vedayı bile fazla gördüler bana bize

Yüzlerini hatırlayamıyorum, göremiyorum

Hepsinin yüzünde bir kan lekesi

Tüm cesaretimle açıyorum gözlerimi

Yağmur dinmeye başlıyor

Etrafımda yağmurla arınmış cesetler

Yavaş yavaş toprağa karışıyor

Toprağın taşıdığı yük artıyor

İnceliyorum etrafımı

İçimdeki son umutlarla

Etrafımdaki kan gölü

Gördükçe üzüyor ben

Bu savaş neden başladı

Bilmiyorum

Bir tartışmaydı sanırım

Yoldaşlarımın cesetleri

Gözü açık gitmiş hepsi

Üzüldüm onlara

Bir yandan da sevindim adlarına

Vatan uğruna öldüler, hep birlikte

Tek başımayım bu kocaman mezarlığın ortasında

Ne bir ailem var ne bir arkadaşım

Yapayalnız terk edildim ölüme burada

ZEYNEP TİFTİKÇİGİL

(Riasadliotakuu)

Exit mobile version